Yerli Yazarlar Yeni Çıkanlar Katalog Bülten Tanıtım ve Eleştiriler Okur Görüşleri Haberler Hakkımızda


Ayna Korkusu

Dert Yorumcusu

Nadia'ya Sözüm Var

Shakespeare'in Kadını

Ufkun Öte Yanı

Sıraselviler'de Bir Otel Odası

Duygu Sapması

Einstein Ve Tam Güneş Tutulması

Foucault Ve Kaçıklık Kuramı

Baudrillard Ve Milenyum

Derrida Ve Tarihin Sonu

Nietzsche Ve Postmodernizim

Şuşa'ya Sis Çöktü

Yaşar Kemal : Bir Geçiş Dönemi Romancısı

Petros Amca Ve Goldbach Sanısı

20. Yüzyılın Yalnızı: Fernando Pessoa

Yüz : 1981

Salaheddin'in Kitabı

Taşkadın

Küçük Sırlar

Casanova'nın Aşk Mönüsü

Sök Al Bu Kalbi

İnci Gibi Dişler

Afrika Rüyası

Dünya İşleri

Muhteşem Senyora

Kaderimin Efendisi

Yatak Odasında Terör - Marquis de Sade

Ankara-İstanbul Karatreni

Sex And The City

Yevgeniy Onegin

Pilatus'a Göre İncil

Hegemonyadan İmparatorluğa

Unutulan Prenses

Kavalier & Clay

Yurdum Benim Şahdamarım

Entelektüel Tereddüt

Yeter Tenimi Acıtmayın

Çözücü

Beden Sanatçısı

Fatma'yı Ararken

Bitmeyen Vals

Namı Diğer Che


YETER TENİMİ ACITMAYIN

Özlem Yurtçu
Sabah Gazetesi

Uyum yasalarını kim takıyor ki!
Kadına ve çocuğa yönelik cinsel tacizi anlattığı "Yeter Tenimi Acıtmayın" adlı kitabı yasaklanan Meltem Arıkan soruyor: Hani, AB uyum yasalarına aykırı davrananların tepesine binilecekti?

MÜCADELE EDECEĞİM
Avrupa Birliği'ne girmek için virajları aşmaya çalışan Türkiye'de, çıkarılan uyum yasalarına rağmen hâlâ kitap yasaklanıyor. Son romanı 'Yeter Tenimi Acıtmayın'da, kadınlara yönelik cinsel tacizi ve çocukları hedef alan ensest ilişkileri kaleme alan Meltem Arıkan, gerekirse Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne kadar gideceğini söylüyor. Arıkan, "Kitaptaki her satırın arkasındayım" diyor.

OKURLARI DESTEKLİYOR
Başbakan Erdoğan'ın bir konuşmasında, 'AB uyum yasalarına aykırı hareket eden bürokratların tepesine binerim' dediğini hatırlatan Arıkan, "AB uyum çalışmalarına ilişkin 4963 sayılı kanunun 3. maddesi gereği, edebiyat eserleri toplatılamaz! Başbakan buyursun cezalandırsın" diye konuşuyor. Yazar, toplatılma kararından bu yana, okuyucularından yüzlerce destek mesajı aldığını söylüyor.

Kitabıma dokunmayın!
AB'ye girmeye çalışan Türkiye'de, uyum yasalarına rağmen hâlâ kitap yasaklanıyor. Son romanı 'Yeter Tenimi Acıtmayın'da, cinsel tacizi ve ensesti ele alan Meltem Arıkan, toplatma kararı alınan kitabı için mücadele ediyor.

O bir yazar. Hemcinslerinin yaşadığı varoluş mücadelesini kalemine taşıyıp, oradan da binlerce okuyucusuyla buluşturan bir kadın yazar. Ancak kaleme aldığı son romanı 'Yeter Tenimi Acıtmayın' yüzünden Başbakanlık Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kurulu ile mahkemelik oldu. Meltem Arıkan, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nün de yaklaştığı şu günlerde, kadınları derinden sarsan sorunları 'hayal kahramanlar üzerinden' cesurca anlattığı romanının toplatılmasına karşı hukuk mücadelesi veriyor. Geçtiğimiz aylarda Everest Yayınları'ndan çıkan ve iki hafta önce, üçüncü baskısına hazırlanırken toplatılmasına karar verilen 'Yeter Tenimi Acıtmayın', sözünden bile sakınılan aile içi cinsel tacize maruz kalan çocukları, tacize, tecavüze uğrayan kadınları anlatıyor. 1989'dan beri pek çok dergide öykü ve denemeleri yayınlanan 35 yaşındaki genç yazar, toplatılma kararı alınan kitabındaki her satırın arkasında duruyor ve "Bu romandaki kahramanlar hayali olsa da orada anlatılan her olay, onları bire bir yaşayanlar tarafından bana aktarıldı. Kim ne derse desin, toplumsal bir yaradır bu" diyor. Her sayfasında 'korkutulan' kadınların kız çocuklarının gizli yaralarını deşen kitabı için mücadele veren Arıkan, aslında o kadınların sesi olabilmek için çırpındığını söylüyor. Avrupa Birliği'ne girme çabası içinde olan Türkiye'de hâlâ kitap yasaklandığına dikkat çeken Arıkan, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a da konuyla ilgili mail atacağını belirtiyor. Aralarında edebiyatçı bulunmayan 11 kişilik bilirkişi kurulunun, 'kitapta yer alan yazıların halkın ar ve haya duygularını incittiği, cinsi arzuları tahrik ve istismar eder nitelikte genel ahlaka aykırı olduğu' gerekçesiyle toplatma kararı almasına öfkelenen ve "Çok yorgun ve üzgünüm" diyen Arıkan sözlerini şöyle sürdürüyor: "Benim de dokuz yaşında bir oğlum var. Ama o benim kitabımı okumadı. Çünkü büyüklere yazılmış bir roman bu. Çocuklarımızın cinsel tacizden korunması için uğraşmak ve bunu, yetişkinlere edebi bir kurgu içerisinde anlatmaya çalışmanın neresi halkın ar ve haya duygularını incitiyor? Bu konuyu seçtim, çünkü bu tür olayların gün ışığına çıkmasını, konuşulabilir, tartışılabilir ve çözüm üretilebilir hale gelmesini istiyorum"

KÜÇÜKLERE YAZILMADI
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talimatıyla harekete geçen kurulun aldığı karara, mahkeme yoluyla itiraz eden Everest Yayınları'nın bu itirazı ise mahkeme tarafından reddedilmiş durumda. Meltem Arıkan karşı mahkeme açarak mücadelesini sürdüreceğini, gerekirse Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne kadar gideceğini söylüyor. İlk üç romanında da kadınlara dair pek çok soruna dokunan, roman kurgusu ile kadının varoluş yolculuğunu ele alan Arıkan, "Büyüklere yazılmış bir romandan küçükleri korumaya çalışan bir hukuksuzluktur bu. Kaldı ki, AB uyum çalışmalarına ilişkin 4963 sayılı kanunun 3. maddesi ile 765 sayılı TCK'nın 426. maddesine eklenen fıkra gereği, edebiyat eserleri toplatılamaz! Başbakan Erdoğan bir konuşmasında, 'AB uyum yasalarına aykırı hareket eden bürokratların tepesine binerim' dedi. Buyursun cezalandırsın" diye konuşuyor. Taciz edilen çocukların, kadınların anlatıldığı romanının 'toplumsal tahrik unsuru' olarak görülmesine bir anlam veremeyen genç yazar, "Kurul üyeleri, feminizmin aile yapılarını parçalamayı hedef aldığını öne sürüyor. Bu değerlendirme çağ dışı. Kurul öyle olmadığını iddia etse de, ülkemizde ensest sorunu var, kadınlara, kız çocuklara taciz ve tecavüz var. Bunlar tartışılmaya açılmak zorunda. Bilimsel araştırmalar gösteriyor ki, bir kadının geçirdiği travma, üç kuşak sonrasını dahi etkiliyor. Türkiye'de ise kanunlar, 'kadının, tecavüz eden kişiyle evlendirilmesi' zihniyetinden çıkıyor. Korkutuluyoruz. Bu toplatma kararı da, korkutmaktan başka bir şey değil" diyor. AB Genel Sekreterliği'nde hukuk müşaviri olarak çalışan eşinin kendisine çok destek olduğunu belirten Arıkan, AB'de çocuklara yönelik taciz ve ensest sorununun üzerine giden çalışmalara daha çok destek verildiğine de dikkat çekiyor.

YASAKLA AB'YE GİRİLMEZ
Kurulun kararında yer alan "... kitapta toplumumuzda yaygın olmayan, nefret ve infialle karşılanan gayri ahlaki ensest ilişkiler, kurmaca birtakım olaylar ve Türkçe isimleri olan hayali kahramanlarla bir mizansen içinde, sanki Türk aile yapısını sarmalamış olağan ilişkiler şeklinde genelleştirerek okuyucuya sunulmaktadır. Bu tür aykırı ilişkilerin ayrıntıları ile anlatılması, halkın ar ve haya duygularını rencide edeceği muhakkaktır" ifadesine de öfkelenen Arıkan, "Yasaklarla AB'ye girilmez" diyor.

"Türkiye'de 'kitap fobisi' sürüyor"
Meltem Arıkan'ın kitabının toplatılmasına Pen Yazarları Derneği de yaptığı basın açıklamasıyla tepki gösterdi. Pen Yazarlar Derneği Hapisteki Yazarlar Komitesi tarafından yapılan açıklamada, Türkiye'de kitap fobisinin devam ettiğine dikkat çekildi ve "Kitapları, kitapçı raflarında, kütüphanelerde, okurların elinde görmek gerekirken, hâlâ sanık sandalyesinde görüyoruz. Üst üste çıkarılan yedi tane uyum paketinin hepsinin de içi boş" ifadesine yer verildi. Ayrıca, kitabın yargılanmasının dahi tartışılması gereken bir durum iken, toplatma kararı verilip, okurdan kitabı geri almanın 'kitap korkusundan başka bir şey olmadığı' kaydedildi.

Okurları onu destekliyor
Yazar Meltem Arıkan, "Bırakın büyük şehirleri, Anadolu'da adliyelerde açılan ensest davaları kaç tane, ona bir baksınlar. Türkiye'nin bu gerçeğine kimse dokunsun istemiyorlar. Kaldı ki, kitap sadece ensest üzerine kurgulanmış da değil" diyor. Toplatılma kararından bu yana, okuyucularından yüzlerce destek maili aldığını belirten yazar, AB'nin kapısına dayanan Türkiye'de hâlâ kalemlerin yasaklanmasına tepki gösteriyor.

Murat ÇELİKKAN
Radikal Gazetesi

Ahlak vesayet altında
Bizler, bu ülkenin vatandaşları, henüz olgunluğa erişmemiş, kendi karar ve sorumluluklarını taşıyamayan, akım derken bokum diyecek kadar şuursuz, vesayet altında tutulması gereken bireyleriz. Şayet öyle olmasaydı, bütün toplum için neyin iyi neyin kötü, neyin ahlaklı neyin ahlak dışı olduğunu hepimiz adına belirleyecek, RTÜK ve Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma gibi kurullar olmazdı. Türkiye, üst kurullar yerine yasalarla yönetilen, belirli kuralların ihlali dışında da bağımsız, konuyla ilgili sivil örgütlemelerin olduğu, toplumsal ve siyasal aktörlerin bu yolla artırıldığı bir ülke olurdu. Ama değil, hepimizin ahlakı vesayet altında. Meltem Arıkan, 'Yeter Tenimi Acıtmayın' diye bir roman yazıyor. Everest Yayınları da bu romanı basıyor. Roman iyi değilse eleştirilir ve okuyucu ile buluşmaz. Hayır mekanizma öyle işlemiyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı romanı 'sakıncalı' buluyor, soruşturma açıyor; TC Başbakanlık Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kurulu Bilirkişi Raporu hazırlıyor, İstanbul 1. Sulh Ceza Mahkemesi de bu rapor doğrultusunda karar veriyor: 'Romanın toplatılmasına...'

Arıkan'ın romanı, korku ve travma üzerine bir roman. Cinsel travmalar söz konusu olan. Toplatılma gerekçesi şöyle başlıyor. "Kitapta, toplumumuzda yaygın olmayan, nefret ve infialle karşılanan gayri ahlaki ensest ilişkiler kurmaca birtakım olaylar ve Türkçe isimleri olan hayali kahramanlarla bir mizansen içinde, sanki Türk aile yapısını sarmalamış olağan ilişkiler şeklinde genelleştirilerek okuyucuya sunulmaktadır..." Ve devam ediyor:
"Kitapta, feminist bir anlayışla, kadınlarda var olan travmanın rehabilitasyonuna yönelme amacından ziyade, toplumumuzun çekirdeğini oluşturan aile yapımızın parçalanmasının hedef alındığı..." Bu bir roman. Bilirkişi heyetinin iddia ettiğinin aksine, bu toplumda ensest ilişki yaygın. Olmasa ne olur? Tek bir vaka olsa ve bunun üzerine bir roman yazılsa, söz konusu olan bir bilimsel araştırma değil. Koruma Kurulu üyelerinin, 'feminizmin aile yapılarını parçalamayı hedeflediği' görüşüne ne demeli?

Arıkan, basın toplantısında bir hatırlatmada daha bulunuyor: "AB uyum çalışmalarına ilişkin 30/07/2003 tarih ve 4963 sayılı kanunun 3. maddesi ile 765 sayılı TCK'nın 426. maddesine eklenen fıkra gereği edebiyat eserleri toplatılamaz." Ne gam. Muzır Kurulu'ndan daha mı iyi bilecek! Beğenme-mişler rapor yazmışlar, mahkeme de toplatmış. Bu karar, herhalde 8 Mart Dünya Kadınlar Günü için bir ön hediye olarak da düşünülmüştür.

Yalçın DOĞAN
Hürriyet

Muzır Kurul 1927'den kalma
ADI bile, yazması bile sorun!..

Meltem Arıkan'ın kitabının toplatılması büyük yankı yaratıyor. Yeter Tenimi Acıtmayın kitabının toplatılmasındaki imza Başbakanlık Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kurulu'na ait.

Bu kurulun kuruluş tarihi 1927. Aradan seksen yıl geçiyor. Seksen yıl önceki koşullar ne, bugünün koşulları ne?.. Değer yargıları değişiyor. Dünyaya bakış değişiyor. Eğitim sistemi değişiyor. Hayat tarzı değişiyor. Ama, kurul hálá yerinde!.. Hálá eskiyi savunuyor.

Bu arada çok sayıda okuyucu ve yayınevi ek bilgi aktarıyor. Örneğin, 2002 yılında 77 kitap, 57 yazar ve 38 yayıncı yargılanıyor.

Zaman zaman yasalar yenileniyor. Günümüze cevap verir hale getiriliyor. Buna karşılık, köhnemiş kurullar yerinde kalıyor. Örneğin, Muzır Kurul. Bunları kaldırmak gerekmiyor mu artık?..

Yerli Yazarlar Yeni Çıkanlar Katalog Bülten Tanıtım ve Eleştiriler Okur Görüşleri Haberler Hakkımızda